Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bir Toplumu Yok Etmek İstiyorsanız, Mimarlığı Değersizleştirin…

Bir toplumu yok etmenin en kısa yolu, ona ait olduğu yeri hatırlatan her şeyi susturmaktır. Ve bunu yapmanın en kestirme yolu bomba değildir; mimarlığı bir “süsleme” işine, mimarı da yalnızca imza atan bir teknisyene indirgemektir. Yıkımın İki Hızı Yıkımın hızlısını herkes tanır. Bir gecede silinen mahalleler, ateşe verilen köprüler, enkaza dönen çarşılar. Görünürdür, haber olur, tepki toplar. Ama asıl kalıcı olan, yavaş yıkımdır. Mimarlık ücretinin gereksiz bir masraf sayıldığı, imar kararlarının mekân kalitesi değil hız ve kâr üzerine kurulduğu, “herkes ev tasarlayabilir” denildiği an başlar. Her adım küçük bir taviz gibi görünür. Ama elli yıl sonra geriye kalan, birbirinin aynı, kimliksiz şehirlerdir — nerede olduğunuzu pencereden değil, tabeladan anladığınız yerler. Mostar: Bombanın Hedefi Taş Değildi 1993’te Hırvat topçusu, Mostar’daki tarihi köprüyü günlerce ateş altında tuttu. Köprünün şehrin savunmasında hiçbir stratejik değeri yoktu. Dört yüz yıldır iki yakayı, iki topluluğu b...
En son yayınlar

Japonlarda Deprem Yönetmeliği Keşke Bizde de Olsa...

  Japonların "deprem süspansiyonu" dediğimiz şey aslında tek bir ürün değil, 3 katmanlı bir felsefe. Mimar olarak bilmen gereken isimleriyle: 1. Taishin - Diren: Binayı daha rijit yapmak. Bizim klasik perde + çerçeve mantığı. 2. Seishin - Sönümlemek: Depremin enerjisini bina içinde eritmek. 3. Menshin - Kaçınmak: Binayı yerden ayırmak. Asıl devrim bu. Japonya'da yeni binaların %80'inden fazlasında 2 ve 3 mutlaka var. Sana mimari olarak en kritik 3 sistemi açayım: 1) Menshin - Taban İzolasyonu (Base Isolation) Mantık çok basit: Bina yere sabitlenmiyor, yere konmuş devasa kauçuk takozların üstünde yüzüyor. Nasıl çalışır? Zemin 50cm sağa sola giderken, bina sadece 10-15cm gidiyor. Periyodunu uzatıyorsun. Deprem ivmesini %50-80 düşürüyorsun. Kullandıkları mesnetler: Lead Rubber Bearing (LRB): Katman katman kauçuk + çelik plaka. Ortasında kurşun çekirdek var. Kauçuk esnekliği sağlıyor, kurşun deforme olarak enerjiyi ısıya çeviriyor. En yaygın olanı bu. High Damping Rub...

Mimarlık üzerine metaforlar…

​ Mimarlıkta metafor, bir fikri doğrudan inşa etmek yerine onu başka bir şeye benzeterek inşa etmektir. Düz bir duvar örmek yerine, o duvarın bir dağ, bir zarf, bir filtre olduğunu söylemektir. Ve insanlar dağı anladığı için duvarı anlar. İki yönü var, ben ikisini de kullanıyorum aslında: 1. Mimarlıkta metafor: Binayı başka bir şeye benzeterek tasarlamak. 2. Mimarlığı metafor olarak kullanmak: Hayatı mimarlıkla anlatmak. "Toplumun temeli sağlam olmalı", "ilişkimizin çatısı çöktü" dediğimizde yaptığımız gibi. Asıl mesele birincisi. Neden ihtiyaç duyarız? Çünkü mimarlık soyut. Strüktür, sirkülasyon, ışık gibi kavramları müşteriye, jüriye, hatta kendine anlatmanın en kısa yolu benzetme. İyi bir metafor üç işi aynı anda yapar: Anlam verir: Boş bir kütle olmaktan çıkar. Formu disipline eder: Her karar "bu benzetmeye hizmet ediyor mu?" diye test edilir. Hafızada kalır: İnsanlar binayı değil, hikayesini anlatır. 3 Büyük Damar Mimarlık tarihinde ...

Niyetin Mimarlisi…

​ Niyetin Mimarlisi: Aynı Taş Neden Mescit Olur? Spot: Kapının ötesi, 5 duyunun ötesi ve şimdi niyetin ötesi. Üçü de aynı hamle: Mimarlığı gözle görülenin, elle tutulanın dışına taşımak. “Ameller niyetlere göredir.” Son iki yazıda fark etmeden aynı şeyi yapıyormuşum. Kapının Ötesi 'nde kapıyı bir marangozluk detayı olmaktan çıkarıp bir eşik haline getirmeye çalıştım. 5 Duyunun Ötesi 'nde ise mimarlığı gözün diktatörlüğünden kurtarıp dokunma, işitme, koku ve hafızaya açmaya çalıştım. İkisi de aynı hamle aslında: Mimarlığın özünü, ölçülebilir olanın dışına taşımak. Bugün o hamlenin en derinine geldik: Niyete. 1. Aynı Hamle: Öteye Taşıma Cesareti Mimarlık okullarında bize hep olgular öğretilir. Ölçü, malzeme, strüktür, yönetmelik, metrekare, maliyet. Ama hiçbir büyük mekan olgularla hatırlanmaz. Kapı, olgu olarak 90/210 bir boşluktur. Ötesi ise bir niyettir: İçeriden dışarıya, dünyadan mahreme geçiş niyeti. O yüzden aynı ölçüdeki iki kapıdan biri sadece delik, diğeri eş...