Ana içeriğe atla

Kayıtlar

DoğuKaradenizEvi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mimarlık üzerine metaforlar…

​ Mimarlıkta metafor, bir fikri doğrudan inşa etmek yerine onu başka bir şeye benzeterek inşa etmektir. Düz bir duvar örmek yerine, o duvarın bir dağ, bir zarf, bir filtre olduğunu söylemektir. Ve insanlar dağı anladığı için duvarı anlar. İki yönü var, ben ikisini de kullanıyorum aslında: 1. Mimarlıkta metafor: Binayı başka bir şeye benzeterek tasarlamak. 2. Mimarlığı metafor olarak kullanmak: Hayatı mimarlıkla anlatmak. "Toplumun temeli sağlam olmalı", "ilişkimizin çatısı çöktü" dediğimizde yaptığımız gibi. Asıl mesele birincisi. Neden ihtiyaç duyarız? Çünkü mimarlık soyut. Strüktür, sirkülasyon, ışık gibi kavramları müşteriye, jüriye, hatta kendine anlatmanın en kısa yolu benzetme. İyi bir metafor üç işi aynı anda yapar: Anlam verir: Boş bir kütle olmaktan çıkar. Formu disipline eder: Her karar "bu benzetmeye hizmet ediyor mu?" diye test edilir. Hafızada kalır: İnsanlar binayı değil, hikayesini anlatır. 3 Büyük Damar Mimarlık tarihinde ...

Karadeniz Evi Manifestosu

​ Karadeniz'de tasarım felsefemiz dediğinde, benim aklıma önce cümle değil, yokuş geliyor. Aybastı'dan Ordu sahiline inerken o dik yamaç, rüzgâr, sis — hepsi bir şart koşuyor. Bizim işimiz o şartla kavga etmek değil, onunla anlaşmak. Benim gibi  bu coğrafyada çizen biri için felsefe zaten taşta ve ahşapta yazılı: 1. Uyum, süs değil strüktür Doğu Karadeniz evi “doğayla, insanla ve çağlar boyu süren deneyimlerle kazanılmış bir ‘uyum’ mimarlığının ürünüdür. Bir bakıma çetin bir coğrafyanın ve inatçı Karadenizli’nin birbirleriyle sağladığı uyumun eseridir”. Bizde uyum, estetik tercih değil, hayatta kalma bilgisi.  2. Malzeme dürüstlüğü: taş altta, ahşap üstte Gelenek bunu taş dolgulu ahşap çatkı, kütük yığma ve ‘çakatura’ bağdadi sistemle çözmüş — Ordu'da, Giresun'da, Sürmene'de ustalar aynı dili konuşmuş. Taş, suya ve toprağa direnir; subasmanı yapar. Ahşap, nefes alır; üst katları hafifletir, yağmuru hızlı atar. Bugün betonarme yapsak da bu mantığı bozmamak ...