Eskilerin bir sözü vardır: “Ya rezil eder ya vezir eder.” Ortası yoktur bu sözün; ya en tepeye çıkarır ya da adınızı lekeler. İlginçtir ki mimarlık kadar bu söze yakışan başka az meslek vardır. Çünkü bir mimarın çizdiği her çizgi, seçtiği her malzeme, açtığı ya da kapattığı her pencere; bir gün sizin hayatınızın parçası olacaktır. İyi bir tasarım o hayatı kolaylaştırır, kötüsü ise her sabah kapıdan girerken içinizi sıkar.
Tarih Bunu Zaten Biliyordu
Bu, yeni keşfedilmiş bir gerçek değil. Antik Mezopotamya’nın hukuk metinlerinde, inşa ettiği ev çöken ve ev sahibinin ölümüne yol açan bir yapı ustasının bundan hayatıyla sorumlu tutulacağı yazılıydı. Ağır bir hüküm gibi görünse de, aslında mesleğin binlerce yıl önce bile taşıdığı sorumluluğun ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, aynı coğrafyanın çok daha yakın bir tarihinde Mimar Sinan, elli yıla yakın bir süre boyunca üç padişaha baş mimarbaşılık yaptı; yüzlerce yapıya imzasını attı ve bugün hâlâ İstanbul ile Edirne’nin silüetini o tanımlıyor. Aynı meslek, bir tarafta en ağır cezayı, diğer tarafta tarihe kazınmayı barındırıyordu. “Rezil” ile “vezir” arasındaki o ince çizgi, hep mimarın elinin altındaydı.
Bugün Bedel Değişti, Ağırlığı Değişmedi
Artık kimse kötü bir tasarım yüzünden idam edilmiyor elbette. Ama bedel hâlâ hafif değil. Yanlış yönlendirilmiş bir pencere, yıl boyu güneş yüzü görmeyen bir salon demektir. Doğru hesaplanmamış bir merdiven, her gün aynı köşede tökezlemek demektir. Kontrolden çıkan bir bütçe, yıllarca süren bir pişmanlık demektir.
Bunlar küçük ayrıntılar gibi görünebilir. Ama bir mekânı “rezil” ya da “vezir” yapan, tam olarak bu ayrıntıların toplamıdır.
Az, Bir Eksiklik Değil Bir Karardır
Kendi pratiğimde ışığı bir malzeme olarak görürüm; bir projeye başlarken önce ışığı çizerim. Ve genellikle “az”ı tercih ederim, ama bu bir eksiklik değil, bilinçli bir karardır. Çünkü eklemek kolaydır, herkes bir şey daha koyabilir; asıl ustalık neyi çıkaracağını bilmektir. Bir mekânı yükselten şey çoğu zaman eklenen değil, cesaretle geride bırakılandır.
Sonuç Olarak
Bir mimarla çalışmak, sadece bir çizim satın almak değildir. Ona güvendiğinizde geleceğinizin bir parçasını da emanet etmiş olursunuz. Doğru seçim sizi vezir eder: mekânınız sizi anlatır, değerinizi artırır, hayatınızı kolaylaştırır. Yanlış seçim ise sizi rezil eder: bitmeyen tadilatlar, eriyen bütçeler, bir türlü oturmayan bir plan.
Sözün özü basit: temeli atmadan önce, doğru mimarı bulun. Çünkü o çizgiler bir gün sizin hikâyenizi ya yükseltecek ya da gölgede bırakacak.
Mimar Rıza KILIÇ
RK Architectural Design Studio
Yorumlar
Yorum Gönder
Fikirleriniz Bizim İçin Kıymetli Teşekkür Ederiz.