Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İnsan olgusu…

​ İnsan olgusu, evrende kendi varlığını hem yaşayan hem de problem eden tek düğümdür. Taş vardır, kuş uçar. İnsan ise "ben neden varım" diye sorar. Bu soru yüzünden biyolojiyi aşar. Bunu beş gerilimde düşünmek en net hali: 1. Biyolojik olarak eksik, zihinsel olarak fazla Biyolojide insan, Arnold Gehlen'in dediği gibi bir Mängelwesen, yani eksik varlıktır. Pençesi yok, kürkü yok, içgüdüsü zayıf. Bu eksikliği aletle, dille, kurumla, mekanla kapatmak zorunda. Yani doğaya uyum sağlamaz, doğayı kendine uydurur. 2. Kendini bilen bilinç Diğer canlılar dünyayı yaşar, insan dünyayı bilir ve bildiğini de bilir. Geçmişi hatırlar, geleceği tasarlar, kendi ölümünü idrak eder. Bu öz farkındalık, insanı hem yaratıcı yapar hem de kaygılı. Çünkü yarını düşünebilen tek canlı, yarın için kaygılanan tek canlıdır da. 3. Sembol üreten ve mekan kuran Ernst Cassirer insana animal symbolicum der. İnsan doğrudan gerçeklikle değil, sembollerle yaşar. Dil, mit, sanat, din, matematik, hepsi s...

İnsan bağlamında mekan?

​ İnsan yoksa mekan yoktur, sadece boşluk vardır. Mimarlıkta en temel ayrım budur. Boşluk geometriktir, metrekare ile ölçülür. Mekan ise o boşluğun insan tarafından algılanıp, anlamlandırılıp, sahiplenildiği andır. İnsan bağlamında mekanı üç kelime kurar: Beden + Eylem + Anlam Mekan nasıl oluşur? Boş bir odayı düşün. Dört duvarı var, yüksekliği var. Ne zaman mekan olur? İçine bir sandalye koyup oturduğunda, bir pencere açıp ışığı içeri aldığında, bir çocuk orada oynamaya başladığında. Yani mekan, insanın oraya bir iz bırakmasıyla başlar. Bu yüzden felsefede Heidegger "İnsan mekanda değildir, insan mekanı kurarak var olur" der. Biz mekanları şekillendiririz, sonra mekanlar bizi şekillendirir. İnsan mekanı 5 katmanda kurar İyi bir mekan tasarımında bu katmanların hepsi aynı anda çalışmalı: •   Bedensel katman : Mekan önce bedene cevap verir. Kapı yüksekliği, merdiven adımı, masanın ışığa mesafesi, tavanın alçaklığıyla gelen sıkışma hissi. Pallasmaa'nın dediği gibi m...

İnsan

​ Bismillah ile başlayalım. Mimarlıkta insan maddesi, bütün diğer maddelerden önce gelen maddedir. Taş, ahşap, beton, cam sadece bedeni kurar. İnsanın kendisi ise mekana ruhu veren asıl malzemedir. Onu 3 katmanda okuyorum: 1. Ölçü olarak insan Vitruvius'tan Modulor'a kadar bütün oran sistemleri insan bedeninden çıktı. Kapı yüksekliği, basamak genişliği, pencere denizlik kotu, bir sedirin derinliği... Hepsi bedenin ölçüsüdür. İnsanı çekip alırsan mimarlık heykele döner. Yaşanmaz. 2. Hafıza olarak insan Mekan, içine giren insanın hatırasıyla malzeme olur. Aynı avluda bir çocuk için oyun, yaşlı için bekleyiş, senin için namaz vakti vardır. Juhani Pallasmaa'nın dediği gibi, mimarlık gözle değil, tenle ve hafızayla ölçülür. Duvarı duvar yapan sıva değil, ona sinen ses, koku, dua, izdir. Bu yüzden İslam mimarlığında insan maddesi daha da merkezde. Mimar, halife olarak emaneti taşır. Fıtratı bozmadan mekan kurmaya çalışır. Mimarın en büyük dersidir. Eserin galibi mimar deği...

Mimarlıkta Işık Nedir?

​ Mimarlıkta ışık, elektrikle gelen bir aydınlık değildir. Işık, beton gibi, taş gibi, cam gibi bir yapı malzemesidir. Hatta hepsinden önce gelen malzemedir. Çünkü ışık olmadan ne kütle görünür, ne mekan var olur. 1. Mekanı var eden malzeme olarak ışık Duvar mekanı sınırlar, ışık ise mekanı var eder. Aynı odayı sabahın eğik ışığı başka, öğlenin dik ışığı başka, akşamın kızıl ışığı başka bir mekana dönüştürür.  Malzeme ışığı tutmak için vardır. 2. Zamanı gösteren saat olarak ışık Işık statik değildir. Gölge ile birlikte çalışır. Gölge olmadan derinlik olmaz, zaman da okunmaz. Doğal ışığı tasarlarken yönüyle düşünürüz: •   Doğu ışığı : Uyanış, başlangıç. Berrak ve umutlu. •   Güney ışığı : Güçlü, net, gün boyu çalışan ışık. Mekana hakimiyet verir. •   Batı ışığı : Dramatik, hüzünlü, renkli. Gün bitmeden önceki son söz. •   Kuzey ışığı : Sabit, gölgesiz, dürüst. Ressamların ve atölyelerin ışığı. İyi mimar, günün ve mevsimin içinde hareket eden bir ışık saati kurar....

Mimarlık San’atın Zirvesidir…

​ Işık Vurduğunda Anlarsın Mimarlık yeryüzündeki sanatın zirvesidir derken abartı yapmıyorum. Resim duvara asılır. Heykel meydana konur. Müzik havada asılı kalır. Mimarlık ise hepsini alır ve insanın içinde yaşayabileceği bir hakikate dönüştürür. Oranında müzik vardır. Işığında resim. Taşında heykel. Planında şiir. Işık En Eski Malzeme Bana zirveyi hatırlatan şey ışık. Malzeme listesine sonradan eklenen bir süs değil. En eski malzeme. Işık olmadan oran okunmaz. Malzeme konuşmaz. Mekan zaman tutmaz. Işık saati ve mevsimi içeri taşır. Keskin Işık Yumuşak ışık her şeyi güzelleştirir. Keskin ışık her şeyi ortaya çıkarır. Derzi saklayamazsın. Birleşimi gizleyemezsin. Teraziyi düzeltemeden geçemezsin. O yüzden keskin ışığı sevmek netliği sevmektir. Gölgeyi bıçak gibi keser. Duvara vurur. Zemine düşer. Sabah başka bir mekan çizer. Öğlen başka. Bu ışık affetmez ama dürüsttür. Ne yaptıysan onu gösterir. Mekan ve Kalp Sonunda anladım. Işığın mekanı aydınlatması yetmiyor. Aynı anda kalbi ...

​RK Architectural Design Studio - Manifesto

Biz mimarlığın süs olduğuna inanmıyoruz. Mimarlık, hayatın kendisini taşıyan altyapıdır. Sabah ışığının mutfağa nasıl düştüğü, bir kapının sessizce kapanışı, ayakkabının çıkarıldığı o küçük eşik. Hayat bu küçük ritüellerden ibarettir. Biz o ritüelleri yoğunlaştırmak için tasarlarız. 1. Normal olanı özel kılarız. Gösterişli olana değil, doğru olana çalışırız. Lüks malzeme değil, doğru malzeme. Büyük metrekare değil, doğru oran. 2. Işık bir malzemedir. Beton kadar, ahşap kadar gerçektir. Önce ışığı çizeriz, sonra duvarı. 3. Az, eksik demek değildir. Az, karar verilmiş demektir. Her çizginin bir nedeni olmalı. Nedeni olmayan çizgiyi sileriz. 4. Mekan dürüst olmalı. Malzeme neyse o gibi görünmeli. Ahşap ahşap gibi, taş taş gibi. Taklit, mekanın hafızasını bozar. 5. Zamanı hesaba katarız. Bugün fotoğrafta güzel duran değil, on yıl sonra içinde iyi yaşlanılan evi hedefleriz. Modaya değil, kalıcılığa yatırım yaparız. 6. Her proje yere aittir. Ankara'nın ışığı, rüzgarı ve sokağı ile Ege...

SAĞLIKLI YÜZME HAVUZU TASARIMI

​ YÜZME HAVUZUNDA BAKIR KULLANIMI - 3x9 HAVUZ DOZ REHBERİ Yazar: Mimar Rıza KILIÇ - RK Architectural Design Studio Tarih: Temmuz 2026 ÖZET  ---- Yüzme havuzunda bakır , en eski yosun önleme yöntemlerinden biridir. Bakır sülfat (göztaşı) ve bakır iyonizasyon sistemi olarak iki şekilde kullanılır. Bakır tek başına dezenfektan değildir, klor ihtiyacını düşüren yardımcı bir yosun önleyicidir. Profesyonel hedef aralık: 0.2 - 0.4 ppm Leke ve saç yeşillenmesini önlemek için üst sınır: 0.5 - 1.0 ppm üzerine çıkılmaması önerilir. 1. BAKIR NEDEN KULLANILIR? -------------------------- Bakır sülfat, yüzme havuzlarında yosun sökücü olarak kullanılır. Çok düşük bakır konsantrasyonları ile alg türleri kontrol edilebilir. Bu özellik klor kokusunu azaltmak isteyen villa ve butik otel havuzlarında avantaj sağlar. 2. İKİ YÖNTEMİN KARŞILAŞTIRMASI ------------------------------- a) Bakır Sülfat - Göztaşı (CuSO4·5H2O) Toz halinde satılır, ekonomiktir fakat elle dozlandığı için kontrolü zordur. Fazla doz...