İnsan olgusu, evrende kendi varlığını hem yaşayan hem de problem eden tek düğümdür. Taş vardır, kuş uçar. İnsan ise "ben neden varım" diye sorar. Bu soru yüzünden biyolojiyi aşar. Bunu beş gerilimde düşünmek en net hali: 1. Biyolojik olarak eksik, zihinsel olarak fazla Biyolojide insan, Arnold Gehlen'in dediği gibi bir Mängelwesen, yani eksik varlıktır. Pençesi yok, kürkü yok, içgüdüsü zayıf. Bu eksikliği aletle, dille, kurumla, mekanla kapatmak zorunda. Yani doğaya uyum sağlamaz, doğayı kendine uydurur. 2. Kendini bilen bilinç Diğer canlılar dünyayı yaşar, insan dünyayı bilir ve bildiğini de bilir. Geçmişi hatırlar, geleceği tasarlar, kendi ölümünü idrak eder. Bu öz farkındalık, insanı hem yaratıcı yapar hem de kaygılı. Çünkü yarını düşünebilen tek canlı, yarın için kaygılanan tek canlıdır da. 3. Sembol üreten ve mekan kuran Ernst Cassirer insana animal symbolicum der. İnsan doğrudan gerçeklikle değil, sembollerle yaşar. Dil, mit, sanat, din, matematik, hepsi s...
Hayalgücümün Sınırları, Cömertliğinizdir…